Diyet



Diyet insanın yaşam sağlığını koruyarak yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığıdır.Hangi besin değerlerinden ne kadar tüketmeniz gerektiği protein, vitamin ve mineral dengesinin ne şekilde korunacağı tamamen diyetisyenler tarafından hazırlanan bir program ile belirlenmelidir. Aslında diyet için yaşam tarzı demek çokta yanlış olmaz. Çünkü diyet yapmakta ki amaç sağlıklı beslenmek ve zinde kalabilmek olduğu için kişinin başlıca ihtiyaçları da uzun dönemli bir sağlıklı yaşam standartıdır.

Diyet yapmak çoğu zaman oldukça güç olabilir. Çünkü diyete başlayan kişininöncelikle kendini psikolojik olarak bu değişime hazırlaması gerekir. Bunun yanısıra ailenin de destek vermesi ve diyetin olumlu sonuçlanması için oldukça önemlidir. Zayıflama yada şişmanlama durumu genel olarak kişinin psikolojisi ve ruh hali ile ilgili de olabilir. Mutsuz yada ruhsal olarak problemli olan bireyler çoğu zaman daha fazla ve sık yemek yerler.

Sağlıklı Kalarak Diyet Yapma Önerileri

Güne mutlaka ve mutlaka kahvaltı yapılarak başlanılmalıdır. Çünkü uyku süresi boyunca beynimiz besin almadığı için enerjisini yitirmiiş olacaktır. Bu da ister istemez bizim haraketlerimize yansıyarak daha pasif olmanıza neden olabilir. Kesinlikle öğün atlanılmadan her öğüne belirli bir zaman aralığı belirlenerek beslenilmelidir.3 ara 3 te ana olmak üzere 6 öğün ile beslenmeye dikkat edilmelidir.
Midenizi tıka basa doldurmak yerine midenin çeyrek bölümü doyacak şekilde yemek ve ara öğünleri atlamadan tam beslenmek gerekmektedir.Kesinlikle yağ oranı fazla olan yiyecekleri mümkün olduğunca az tüketmek gerekir. Genel olarak doymamış yağ alarak beslenmeye dikkat edilmelidir.

Kırmızı et yerine beyaz et tercih edilmeli. Özellikle kırmızı et yenilecekse de yağsız olmasına dikkat edilmelidir. Baklagiller ile beslenmek ve balık - tavuk gibi et ürünlerini tercih etmekte fayda vardır. Diyet yaparken hazırlanan yemeklerin özellikle pişirilme yöntemine özen gösterilmeli. Izgara yada haşlama şeklinde pişirilen yemekler yağ oranı açısından en düşük seviyede kaldığı için kilo olarak kişiye bir geri dönüş getirmez.Bu sayede diyet yapmak kişi için eğlenceli hale gelir ve diyet yaparken istediği herşeyden belirli ölçüde yiyebilir.

Şeker oranı yüksek gıdalardan kaçınılmalı kahve veya çay gibi sıvılar da dahi mümkünse şeker kullanılmadan tüketilmelidir. Şekerin tam aksine alınan tuz miktarı nda da denge korunarak aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalıdır.Diet listelerinin ve sağlıklı beslenme programlarının olmazsa olmazı su kesinlikle unutulmamalı bol bol su içilmelidir.Şok diyetler den kaçınılmalıdır.

Beynin ihtiyaç duyduğu enerjinin çoğu meyvelerde mevcuttur ve hazır halde bulunur.Meyve de gelişigüzel şekilde değil belirli kurallara uyularak yenildiği şekilde fayda sağlar.

Plansız bir beslenme yada bilinçsiz bir diyet metabolizmanın yorulmasına, beslenme alışkanlıklarımızın bozulmasına ve hatta bellirli mide rahatsızlıklarına dahi sebep olabilir. Ayrıca cildin güzelliği ve yine vücut direnci doğrudan beslenme düzeni ile ilgilidir. Sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı bir diyet için mutlaka doğru beslenmeliyiz.


DİET YAPARKEN YAPILAN HATALAR


Fazla kiloları olan kişiler bu kilolardan kurtulmak amacıyla çeşitli diyet yöntemlerine başvururlar. Çoğu zaman bir uzman kontrolü dışında yapılan bu uygulamalar kulaktan dolma biçimde gerçekleştirilir. Hatta bilinçsizce yapılan diyetler sağlığı tehlikeye atabilmektedir. Bunun için sıkça yapılan diyet hatalarını sizler için sıraladık…

1. Kişi diyette başarılı olmak istiyorsa öncelikle beyin olarak diyete hazır olması gerekir. Eğer kişi buna hazır değilse diyeti tam olarak uygulayamayacak, kaçamaklar yapacak ve başarısızlığa uğrayacaktır. Başarısız oldukça da umutsuzluğa düşecektir.

2. Diyete başlarken kişi hedeflerini, yani kaç kilo vereceğini ve bu kiloyu ne kadar sürede vereceğini belirlemesi gerekir. Kişi hiçbir zaman kısa sürede kilo kaybetmeyi planlamamalıdır. Bu şekilde uygulanan diyetlerle belki hedeflere ulaşabilir. Fakat daha sonra koruma safhasına geçildiğinde başarılı olunamaz. Hatta birey diyet yapmaya başladığı kilonun da üzerine çıkabilir.

3. Standart diyet yoktur, her diyet kişiye özel olmalıdır. Bir doktor yada diyet uzmanı tarafından, o kişinin beslenme alışkanlıklarına, yaşına,cinsiyetine, iş koşullarına, metabolizma hızına ve sağlık problemlerine (yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet ) uygun diyet programı belirlenmelidir. Herkesin aynı diyeti yapması söz konusu olamaz. Her bireyin kişisel özellikleri farklı olacağından diyete vereceği cevap da farklı olacaktır. Kimi sağlıklı bir şekilde kilo verirken diğer bir kişi hiç kilo veremediği gibi metabolizmasına uygun olmadığı için birçok, geri dönüşü zor sağlık problemleri ile karşılaşabilir.

4. Diyette öğünler, azar azar ve sık tüketilecek şekilde düzenlenmeli, öğün atlanılmamalıdır. Genelde diyet yapan bireyler tüm gün boyunca aç kalıp, metabolizmalarını zayıflatırlar ve metabolizmanın en zor çalıştığı akşam saatlerinde çok daha fazla yemek tüketirler, buna paralel olarak hızlı bir şekilde kilo alırlar. Akşam yemekleri en geç 18.00-19.30 saatleri arasında yenilmelidir.

5. Diyetler genelde 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde düzenlenir. Fakat ana öğünler kadar önemli olan ara öğünler her zaman ihmal edilir ve atlanılır. Kan şekeri, kişi öğününü tükettikten 2-2,5 saat sonra yavaş yavaş düşmeye başlar ve böylece açlık hissi doğar. Buradaki ara öğünlerin amacı da kan şekerinin düşmesini ve açlık duyulmasını engellemektir. Bu nedenle de ara öğünlere gereken önem verilmelidir.

6. Diyet içerisinde, her besin grubunda bulunan besinler dengeli bir şekilde dağıtılmak koşulu ile bulunmalıdır. Tek tip besinlerle yapılan diyetlerin çoğu en başta kilo kaybetmeyi sağlamakta fakat başlangıçtaki hızlı kilo kaybından sonra eskisinden daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır.

7.
Diyet sırasında en az 2 - 2,5 litre su içilmelidir. Sular yemeklerden önce içilmeli; yemek arası veya yemekten hemen sonra içilmemelidir.

8. Diyet sırasında koşullar el verdiği sürece spor yapılmadır. Günlük hayatta mümkün olduğunca hareketli olmak, mesela yürüyen merdivenler ve asansörler yerine merdivenleri, çok yakın mesafelerde yürümeyi tercih etmek de faydalı olacaktır.

9. Aynı şekilde sabahları aç karnına içilen sıcak su veya limonlu su gibi içeceklerinde vücuttaki yağları erittiği düşülür. Bunların vücuttaki yağları eritmek gibi fonksiyonları yoktur ama aç karnına içilen bu içecekler bağırsakları harekete geçirir ve kabızlığı ortadan kaldırır.

10. Meyve ve sebzelere diyette çok daha fazla önem verilmelidir. Bu besinler vitamin ve mineral açısından oldukça zenginlerdir. Aynı zamanda posa içeriği yüksektir. Posa içeriğinin yüksek oluşu kişide kabızlık problemi varsa onun tedavisine yardımcı olurken bir çok sağlık probleminin de tedavisine yardımcı olacaktır. Ayrıca vücudun ihtiyacı olan sıvının bir kısmı da sebze ve meyvelerden alınmaktadır.

11. Kepekli ekmek, meyve ve sebzeler gibi posa oranı yüksek bir besindir. Beyaz ekmek yerine tercih edilmesi birçok avantaj doğurur. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde, kan şekerinin ve kan yağlarının dengelenmesinde, midede şişerek tokluk hissinin artmasında etkilidir. Aynı zamanda kalori değeri daha düşüktür.

12. Kalorisi düşük olduğu için içeriğinde tatlandırıcı bulunan ürünler diyet süresince fazlasıyla tercih edilir. Fakat bunlar zayıflama diyetlerine yönelik ürünler değillerdir. Bu ürünler (reçeller, çikolatalar, baklavalar... vb. ) diyabet (şeker) hastalığı olan insanlara yönelik geliştirilmiş ürünlerdir.

13.
Yapılan en büyük hatalardan biri de zayıflama dönemi bittikten sonraki dönemdir. Genelde kilonun korunması gereken bu dönemde, diyete başlamadan önceki, şişmanlamaya neden olan kötü beslenme alışkanlıklarına geri dönüş yapılır. Burada yapılması gereken, sağlıklı beslenme alışkanlığının bir yaşam tarzı haline getirilmesi ve diyet süresince belirlenen ilkelerin bu dönemde de benimsenmesidir. Bu beslenme alışkanlıklarını benimsenmesinin yanında bazı davranış değişiklikleri de yapmak gerekir. Örneğin; alışverişe giderken liste yapıp onun dışına çıkmamak, her zaman tok karnına alış veriş yapmak, tabağı çok doldurmamak, yemek yerken yiyecekleri çok çiğnemek ve gereksiz yere masa başında vakit geçirmemek, fast-food türü besinlere, hamur işlerine ve tatlılara ağırlık vermemek gibi örnekleri geniş tutmak mümkündür.