Akupunktur

Vücudun kendi kendini onarma gücünü uyarmaya dayalı bir tedavi yöntemidir.


Çin geleneklerine ve inanışlarına göre yaşamın sürmesini sağlayan; "Yin - Yang" olarak adlandırılan iki evrensel güç ve bu iki gücün etkileşiminin dengede tutulabilmesi prensibidir. Evrendeki bu iki karşıt gücün varlığı, varoluşun ayrılmaz iki kutubudur ve bu iki kutup sayesinde "Denge" sağlanabilmektedir. İnsanların vücudunda da bulunan bu iki karşıt gücün dengesi bozulduğu zaman, hastalıklar oluşmaktadır.

İnsan vücudunda oluşan herhangi bir enerji dengesizliği iğnelerle yapılan müdahaleler sayesinde düzeltilebilmektedir. Akupunktur tedavi noktalarına batırılan iğneler ile enerji akışının artırılması, fazla basıncın azaltılması, enerji akışını engelleyen engellerin kaldırılması sağlanmaktadır.

Sonuç olarak bu tedavi metodunun temeli; vücutta tam bir enerji dengesinin sağlanmasına yönelik, Enerji Akışı'nın Düzeltilmesi İlkesi' ne dayanmaktadır.

    

Akupunktur noktası
adını verdiğimiz alanlar, cilt altı veya kas içinde bulunan alanlardır. Son zamanlarda yapılan tüm çalışmalarda bu bölgelerin diğer cilt alanlarından daha farklı bir elektrik potansiyelinin olduğunu göstermiştir. Bir başka deyişle bu noktalarda sinir hücrelerinin alıcılarının daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Gene birçok akupunktur noktası sinir (dermatom) bölgesine göre dağılım gösterir. Dolayısıyla bu bölgeler kasların motor nöron plaklarına isabet ederler. Bu da demek oluyor ki akupunktur noktasını iğne veya diğer yöntemlerle uyardığımız zaman, hem o bölgedeki sinirlerin uyarılması, hem de bu uyarıların merkezi sinir sistemine taşınarak (beyne) beyni uyarması gerçekleşir. Beyin de aynı ölçüde cevap vererek birtakım maddelerin beta endorfin, serotonin, bradikinin v.s salgılanmasını sağlar. Bunlarda rahatsızlıkları giderici mekanizmayı devreye sokar.

Beta endorfin tıp da kullandığımız sentetik ağrı kesici morfinden 50 kat daha fazla oranda ağrı keser. Ayrıca endorfinler ağrını daha yukarıda ağrıyı duyan merkezlere geçmesini önler. Yani aslında akupunkturla hiçbir ilaç kullanmadan vücudun tedavisini gene kendisine yaptırıyoruz.

Vucut Akupunkturu
Akupunktur tedavisinde sırt, boyun, el, kulak ve vücudun diğer bölümleri kullanılır. Birçok hastalığa ilişkin en çok uyarı noktasının bulunduğu uzuvlar ise eller,ayaklar ve kulaklardır.
İnsan vücudundaki belirli akupunktur noktalarına iğneler sayesinde yapılan uyarılarla organizmanın hemen her yerine ulaşabilecek haberler iletilmektedir. Bu iletişim, akupunktur noktasını oluşturan hücrelerden lokal hücresel uyarıların sinir terminallerine ve son olarak da beyne ulaşır. Beyin de bu uyaranı gerekli organlara ulaştırır ve ilgili organ ve uzuvlardaki enerji dengesi düzelir. Dolayısıyla hastalık da ortadan kalkmış olur.

Lazer akupunktur:
Lazer bir ışıktır. Bildiğimiz, kullandığımız ışığın konsantre edilmiş hali olduğu söylenebilir. Bazı hastalıkların tedavisinde ya da kimi zaman hastanın tercihi doğrultusunda iğne yerine lazer kullanılmakta, iğne batırılarak uyarı yapılacak noktaya lazerle uyarı verilmektedir. Ayrıca, çocukların tedavisinde iğneye alternatif olmaktadır.

Elektroakupunktur:
Ağrılı durumlarda, zayıflamada ve tüm akupunktur uygulamalarında iğne üzerinden ya da özel aparatlar aracılığı ile kullanılır. İğne ile yapılan akupunkturyel etkiyi güçlendirirler.

SORULAR,
İğneler acıtıyor mu?
Hayır. Birçok kişi iğne sözünden çok irkilir ancak genellikle hastalar tedaviden sonra onca endişeye rağmen iğneleri çok az hissettikleri için şaşırırlar. Akupunktur iğneleri çok incedir ve iyi bir teknikle uygulandığında ağrı hissedilmez.

Yan etkisi var mı?
Hayır. Dışarıdan herhangi bir ilaç veya madde verilmez. Sadece vücudun kendi hormon ve enzimleri yoluyla ve sinirsel iletişim yoluyla etki gösterir. Bazıları vücudun bu şekilde uyarılmasının da yan etki oluşturabileceğini söylemektedir. Ancak bilinen ve yayınlanan, tıbbi literatüre geçen bir vaka yoktur.

Akupunktur tedavisi hangi sıklıkla yapılır?
Her bir tedaviye seans denir. Bir seans 20 dakikadır. 10-15 seans’lık tedavilerin toplamına ise kür denir. Seanslar hastanın ve hastalığın durumuna göre haftada 2 kez daha sonrada haftada 1 kez olarak uygulanır.

Akupunktur tedavisine başlarken neler yapılır?

Önce doktor ile şikayetleriniz hakkında detaylı bir konuşma yapılacak ve muayene olacaksınız. Ancak farklı olarak “Çin Tıbbı”nın gereği olan muayenelerde yapılacak. Bunlar kulak deteksiyonu, nabız teşhisi ve dil teşhisi’dir. Muayeneden sonra eğer gerekiyorsa tetkikler istenilecek ve teşhis konulduktan sonra tedavi planlanacaktır.

Akupunktur ile hangi hastalıklar tedavi edilebilir?
Ülkemizde çoğunlukla “zayıflama” için yapıldığı bilinmesine rağmen bütün dünya’da daha çok hastalık tedavisinde kullanılmaktadır.

Akupunktur tedavisini üç başlık altında toplayabiliriz ;

Ağrı tedavisi: Migren,Başağrısı,boyun,sırt,bel ağrısı.

Alışkanlık tedavisi (Obezite, sigara, alkol…)

Hastalıklar (Dünya sağlık örgütünün yayınladığı listedeki hastalıklar)


Akupunktur 1976 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından modern tıp uygulamaları olarak kabul edilmiştir.2001 yılında Gazi Üniversitesinde akupunktur uygulamaları başlamıştır.Akupunktur ,ülkemizde birçok üniversitede artık bilimsel bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir ve bazı üniversitelerde resmi olarak akupunktur polikliniği açılmış ve hizmet vermeye başlamıştır.(Gazi Ünivesitesi Tıp Fak).

Akupunktur uygulanan üniversitelerimiz ;

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Çapa Tıp Fakültesi

Atatürk Üniversitesi

Fırat Üniversitesi

Adnan Menderes Üniversitesi

Başkent Üniversitesi

Yeditepe Üniversitesi

Sütçüimam Üniversitesi

Marmara Üniversitesi

Yüzüncü Yıl Üniversitesi

Ümraniye Eğitim Hastanesi